Diş Eti Kanaması Nedenleri ve Tedavisi

52

Diş eti kanamalarının oluşmasına yol açan etkenler nelerdir?

Diş eti kanamalarının en önemli nedenlerinden bir tanesi olan ağızdaki diş taşı oluşumları ve yeterli ağız hijyeninin sağlanmaması beraberinde çeşitli diş eti kanamalarına yol açabilmekte. Diğer bir etken ise burunda yaşanan problemler nedeniyle ağızdan nefes alınması sonucu oluşan kanamalardır. Özellikle ön dişlerde yaşanan diş eti kanamalarının birçoğu burun problemlerinden kaynaklanabiliyor. Dolayısıyla ağız kuruluğu bunun en önemli göstergelerinden bir tanesidir. Elbette ki diş eti kanamalarına tek bir neden gösterilmemekte, birçok faktör bu kanamalara eşlik edebilmektedir. Genetik faktörlerden dolayı da diş eti problemleri sıklıkla yaşanır. Burada önemli olan nokta, hastanın kendi ailesel durumunu da göz önüne alarak rutin kontrollerini yaptırması ve diş plağı, diş taşı gibi etkenlerin bir an önce ortadan kaldırılmasına yönelik hareket etmesidir.

Diş eti iltihaplanması nasıl oluşur?

Diş eti iltihaplanması her şeyden önce bakteriyel bir enfeksiyondur. Genetik faktörler etkendir ama sonuç olarak bu bir mikrobik bakteriyel bir enfeksiyon nedeniyle gelişebiliyor. Bu enfeksiyonun en önemli nedeni de diş taşlarının, plakların ve ağız hijyeninin kötü olması nedeniyle ağız içinde fazla olması ve diş etinin özellikle diş hekimlerinin yapışık ve yapışık olmayan diş eti diye ikiye ayırdıkları, diş etinin yapışık olmayan kısmına doğru invaze olmasıyla, yani mikropların yerleşmesiyle zaman içerisinde diş eti iltihabı oluşur. Bunun bir aşama üstü de artık diş eti iltihabının çene kemiğine sirayet etmesiyle, dişle diş eti arasına veya çene kemiği arasına girerek bir süre sonra dişleri de etkilemeye başladığı görülür.

Diş eti kanamalarında nasıl bir tedavi yöntemi uygulanıyor?

Bu tedaviler diş hekiminin teşhisine göre değişkenlik gösteriyor. Sadece diş eti bölgesinde kanamalar varsa çoğu zaman standart bir diş taşı temizliği veya küretajla yani derin temizlikle çoğu sorunun çözümlendiği görülmekte. Fakat bununla beraber bazen diş etlerinin içine, kök seviyelerine inildiği zaman ise bir takım cerrahi müdahaleler ile diş etinin açılıp, kemiğin ve diş köklerinin temizlenip tekrardan yerine dikilmesi, yani birtakım cerrahi operasyonlarla temizlenmesi gerekmekte. Çoğu zaman standart bir diş hekiminin hastaları bu tarz kanamalardan kurtarması düşünülür. Tabi ki burunda problem varsa ve ağızdan nefes alınıyor ise öncelikle bu sorun ortadan kaldırılmakta. Bu tedavilerin çoğu idame tedavilerdir. Eğer diş eti problemi söz konusu ise gelecekte tekrarlama riski çok yüksektir. Dolayısıyla sadece hekimin değil hekimle beraber hastanın da organize edeceği uygun bir diş fırçası ve hijyen alışkanları sağlanmakta. Bunun içerisinde diyet alışkanlıkları da ciddi önem taşır.
Diğer yandan zaman zaman normal olarak kabul edilmese bile diş eti kanamaları hormonal nedenlerden olabilmekte. Bu durum en iyi hamilelikte görülmekte. Hamilelikte östrojen ve progesteron seviyelerinin değişmesiyle diş eti problemleri ve diş eti kanamaları yaşanabiliyor. Tabi bunun hamilelik döneminde bakımın çok zor olacağı düşünülerek mutlaka bu tür vakalarda hamilelik öncesinde yani planlı gebeliklerde diş eti tedavilerinin önceden yapılmış olması ciddi önem taşımaktadır.
Hamilelik sürecinde diş eti problemi yaşayan hastalara nasıl bir tedavi süreci uygulanır?
Bu süreç içerisinde eğer kadın doğum doktoru izin veriyorsa -genelde hamileliğin 3 ila 6. ayında izin verilir- diş taşı tedavisi yapılır, fetüse geçmeyen bazı kimyasal ajanlardan faydalanılır, kanama durdurulur veya minimalize edilmeye çalışılır.

Tedavi sonrası diş sağlığını korumak için neler yapılmalı?

Doktorun rutin kontrolü hangi sıklıkta verdiğine hasta tarafından uyulması çok önemlidir. Bununla beraber doğru diş fırçası seçimi, doğru macun seçimi, ara yüz fırçaların veya diş iplerinin kullanılması, diyet alışkanlıklarının en baştan düzenlenmesi önem taşır. Zaman zaman profilaktik amaçlı ağız gargaraları tedaviye ve tedavi sonrasındaki idame fazına yani durumu koruma fazına yardımcı olmaktadır.

Diş hekimi kontrol aralığı ne sıklıkta olmalıdır?

Standart olarak 6 ay şeklinde nitelendirilmekte. Ama bazı vakalarda genç yaştakilerde, ağızda problem yoksa, ağız işlevini gayet iyi yapabiliyorsa eğer, hasta senede bir defa çağırılmakta. Diğer yandan 3 ayda bir kontrol edilen vakalar da bulunmakta. Genel olarak şu da söylenebilir; 6 ayda bir diş hekimine mutlaka kontrol olunmalı, senede mutlaka bir kere diş taşları temizletilmeli, ağız florlatılmalı, genel anlamda asitli gıdalardan mutlaka uzak durulmalı ve şeker alışkanlıkları minimize edilmeli.Doktorun kontrolü dahilinde olmadan hiçbir şekilde kimyasal ajanlar, gargaralar, bilinmedik diş macunları veya denetimi yapılmayan ürünler kullanılmamalı, mutlaka doktorun tavsiye edeceği ürünler kullanılmalı.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.